Endodontik tedavi olarak da bilinen kanal tedavisi en kısa tanımıyla dişin iç kısmında bulunan enfeksiyonun, çürümenin, iltihabın tedavi edilmesi ve yeni enfeksiyon oluşumunun engellenmesi için uygulanan bir diş prosedürü olarak tanımlanabilir. Dişin merkezindeki kök kanalındaki enfeksiyonlar ağızda bulunan ve dişi istila eden bakteriler nedeniyle oluşur.
Kanal tedavisi kapsamında iltihaplanan, canlılığını yitiren veya zarar gören pulpa dokusu çıkarılır, kök kanal temizlenir ve daha sonra dolgu işlemine geçilir. Böylece diş korunabilir ve diş kayıpları engellenebilir. Kanal tedavisi sıklıkla başvurulan ve uzman hekimler tarafından gerçekleştirildiğinde güvenli ve başarılı sonuçları olan bir tedavi yöntemidir.
Bu yazımızda kanal tedavisi hakkında kapsamlı bilgi ve kanal tedavisi sık sorulan sorular yanıtlarını bulabilirsiniz.
Dişler insan vücudunda bulunan en sert yapıya sahiptirler. (1) Çiğnemek ve konuşmak için oldukça önemli bir işleve sahip olan dişler 5 bölümde incelenir.
20’lik dişler dahil yetişkin bir insanın ağzında 32 adet diş bulunur.
8 adet kesici diş; alt ve üst çenelerde en ortadaki 4 diştir.
4 adet köpek dişi; kesici dişlerin hemen yanındaki sivri dişlerdir.
8 adet premolars diş; Köpek ve azı dişleri arasında kalan dişlerdir.
8 adet azı dişi: Ağzın arka tarafında kalan ve yiyecek öğütmede en iyi olan dişlerdir.
4 adet yirmi yaş dişi: Bu dişler yaklaşık olarak 18 yaşında çıkar ve üçüncü azı dişleri olarak da ifade edilirler. (3)
Diş kanalları, pulpada başlayan ve kök kısmına doğru inen kanallardır. Kanal tedavisi de bu kanalların temizlenmesi esasına dayanılarak yapılır. Kök kanalları olarak da adlandırılan bu yapılar pulpada yer alır. Diş minesi ve dentinde meydana gelen bir hasar pulpanın ve kök kanallarının enfekte olmasına, iltihaplanmasına, derin çürümeye bağlı hasar almasına hatta pulpanın nekzoruna yani ölmesine neden olur.
Kanal tedavisi çürümüş, iltihaplanmış veya enfekte olmuş bir dişi onarmak ve kurtarmak için kullanılan bir tedavidir. Dişteki pulpa ve sinirler çürüme sebebiyle tahriş olabilir, iltihaplanabilir, ölebilir veya enfekte olabilir. Dişin iç kısmının etkilenmesinin temel nedenleri çürümenin derinleşmesi, diş minesinde çatlak veya kırık olması, yüze alınan bir travma sebebiyle dişte hasar meydana gelmesi olarak ifade edilebilir. (4)
anal tedavisi iltihaplanan, enfekte olan kök kanalındaki bakterileri yok etmek ve dişin yeniden enfeksiyon yapmasını engellemek, doğal dişi korumak için yapılan bir tedavi yöntemidir. Kanal tedavisinde süreç kök kanalına girilmesi, enfekte olan pulpanın çıkarılması ve dişin iç kısmının dikkatlice temizlenip dezenfekte edilmesi işlemleri ile ilerler. Son olarak diş doldurulur ve yeniden enfekte olmaması için mühürlenir.
Kanal tedavisi genellikle korkulan bir tedavi olsa da günümüzde geliştirilen teknikler sayesinde doğal dişi konforlu bir şekilde korumayı mümkün kılan bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. (4)
Kanal tedavisinde başarı elde etmek için uygulamanın eksiksiz bir şekilde yapılması esastır. Uygulamada başarı oranının artabilmesi için özellikle kök kanalı şekillendirmesinde ortaya çıkabilecek sorunların elenmesi gerekir. Kök kanalına müdahale ederken kullanılan döner alet ve rotary sistemler sayesinde günümüzde kanal tedavisinden yüksek başarı oranlarına ulaşmak mümkün olmaktadır.
Bunun yanı sıra apex locater olarak adlandırılan ve kanal tedavisinde kanal içi operasyonun uzunluğunu ölçmek için kullanılan cihazlar kök ucunun en dar noktasına ulaşmaya yardımcı olur. Bu sayede hem tedavi süresinde kısalma elde edilir hem de kök ucunun en dar noktasına ulaşarak tedavinin daha etkili olması sağlanır.
Diş minesinde ve dentinde meydana gelen hasarlar kanal tedavisi gereksinimini ortaya çıkarabilir. Diş çürüdüğünde, diş minesi aşındığında, diş hassasiyeti meydana geldiğinde bir diş hekiminin duruma müdahale etmemesi halinde pulpa zamanla savunmasız kalır. Pulpanın savunmasız kaldığı durumlarda ağızdaki bakterilerin diş içerisine sızması ve pulpayı enfekte etmesi mümkün hale gelir.
Bunun yanı sıra dişte derin çürüme olması ya da dişin iltihaplanması da kanal tedavisini gündeme getirir. Bu durumda dişi kurtarmanın mümkün olduğu tedavi yöntemi kanal tedavisidir. Ancak ilerleyen durumlarda kanal tedavisi ile de dişin kurtulma ihtimalinin ortadan kalkacağı unutulmamalıdır. (5)
Pulpanın bakteriler tarafında enfekte olması, iltihaplanması veya derin çürümeye bağlı hasar alması demek dişteki kan damarları ve sinirlerinin ölmeye başlaması anlamına gelir. Pulpada enfeksiyon, iltihaplanma veya çürüme başlangıç aşamasında;
Sıcak veya soğuk yiyecek ve içecek tüketirken ağrı ve sızlama hissi,
Isırma ve çiğneme eylemleri esnasında ağrı olarak kendini gösterir.
Enfeksiyon ilerledikçe başlangıç aşamasında ortaya çıkan ısı, çiğneme ve ısırma hassasiyeti kaybolur. Hassasiyetin kaybolması enfeksiyonun kök kanallarına ilerlediği anlamına gelir. Kök kanal sistemine yayılan enfeksiyon kısa bir süre içerisinde;
Kanal tedavisi planlamasında iki kez dolgu işlemi yapılır. Geçici dolgu, tedavi devam ederken dişin tekrar enfekte olmasını veya iltihaplanmasını engellemek için yapılır. Kalıcı dolgu ise tedavinin tamamlanması ile birlikte yapılmaktadır.
Geçici dolgu çıkarılması daha kolay olan malzemelerden yapılır.
Kalıcı dolgu ise kalıcı olabilmesi ve dişi daha iyi koruyabilmesi için yapılan dolgudur ve bu amaca uygun malzemeler ile uygulanmaktadır.
Diş tedavilerinde kullanılan dolgu malzemeleri doğru uygulama ile insan sağlığı için herhangi bir sorun yaratmayan malzemelerdir. Dolgu malzemelerinin zararlı olduğu sorusu genellikle içeriğinde cıva olduğu bilinen amalgam dolgular için sorulmaktadır.
FDA tarafından yayımlanan raporlara göre kurumun belirlediği risk gruplarında olan kişiler haricinde amalgam dolguların kullanımında da herhangi bir zarar olmadığı görülmektedir. Hamileler, 6 yaşında altındaki çocuklar, böbrek fonksiyonlarında sorun olan kişiler, amalgam içeriğine alerjisi olanlar, nörolojik hastalıkları bulunanlar ve emziren kadınlar için amalgam dolgu önerilmemektedir.
Kanal tedavisi ağrısız bir tedavi olsa da uygulama öncesinde bazı hazırlıklar yapılması önerilmektedir. Kanal tedavisinden en az 24 saat önce alkol ve tütün ürünleri kullanımı bırakılmalıdır. Tedavi lokal anestezi altında yapılacağından tütün ve alkol kullanımının anesteziye olumsuz etkisi olabilir. Operasyondan yaklaşık 3-4 gün önce aksi söylenmediği durumlarda yemek yenmesi diş etlerinin rahatlamasına yardımcı olabilir.
Bunun yanı sıra operasyon sonrasında anestezi etkisiyle kişi yemek yerken zorlanabileceği için öncesinde yemek yenmesi önerilir. Diş hekimi tavsiyesi ile operasyon öncesi ağrı kesici alınabilir.
Kanal tedavisi bir ya da daha fazla seansta yapılabilen bir tedavidir. Uzman bir diş hekimi ya da Endodontist tarafından yapılması gereken bu tedavinin kişiye özel planlanması gerekir.
Tedavinin ilk aşamasında kök kanallarının durumunu görebilmek için bir röntgen çekilir. Bu röntgen aynı zamanda dişin bulunduğu kemikte herhangi bir enfeksiyon olup olmadığını görmek için kullanılır. Bölgede enfeksiyon izine rastlanırsa diş hekiminin tercihine bağlı olarak antibiyotik tedavisi yapılabilir ancak çoğunlukla antibiyotik tedavisine gereksinim duyulmadan kanal tedavisine başlanır.
Tedavide diş etlerine lokal anestezi yapılır. Bölgede yeterli uyuşma sağlandığında dişin üst kısmından ufak bir delik açılır. Enfekte olan, iltihaplanan ve derin çürümeye bağlı hasar alan pulpa bu delikten çıkarılır. Diş içerisindeki kök kanallarının detaylı bir şekilde temizlenmesi de önemlidir. Kanallar temizlendikten ve dezenfekte edildikten sonra diş geçici dolgu ile kapatılır.
Bir sonraki randevuda geçici dolgu çıkarılır, kanalların tamamen temizlenip temizlenmediği kontrol edilir ve gerek olması halinde tekrar dezenfekte işlemi yapılır ve geçici dolgu yapılarak bir süre daha beklenir. Eğer gerek görülmezse kalıcı dolgu ile tedavi tamamlanır. (7)
Kanal tedavisi doğal dişi kurtarmak için uygulanır ancak bazı durumlarda dişin aldığı hasar çok fazladır. Bu durum genellikle tedavinin uzun süreli aksatıldığı durumlarda meydana gelir. Dişin çok fazla hasar aldığı durumda diş minesi çok kırılganlaşmış demektir ve tedavi esnasında ya da hemen sonrasında diş kaybı gerçekleşebilir.
Kanal tedavisinin bir diğer riski de diş içerisinde enfekte olmuş, iltihaplanmış veya tahriş olmuş doku kalması veya diş kökünde apse gelişmesidir. Ancak alanında uzman bir diş hekimi tarafından yapılan kanal tedavisi sürecinde gerekli kontrol sağlandığı için bu risk oldukça azdır.
Kanal tedavisi genel olarak;
Kanal tedavisi ücreti tedavinin kapsamına, planlamasına, dişin genel durumuna ve tedaviyi planlayacak hekimin uzmanlığına göre farklılık gösterir.